Arhavililerin geleneksel kültürleri arasında yer alan atmaca tutma tutkusu meraklılarına bu yıl önceki yıllara oranla daha fazla avlanma ortamı sağladı. Bilindiği üzere; genç atmacaların Rusya’nın ve Kuzey Avrupa’nın ormanlık alanlarından kışın yaklaşmasıyla güneydeki sıcak ülkelere göçleri 15 Ağustos ayında başlayıp, Kasım ayı ortalarına kadar sürmektedir. Arhavi’nin konumu itibariyle bu göç yolu üzerinde oluşu; bu tarihsel kültüre ev sahipliği yapan birkaç yerleşim alanından biridir.

Asırlardan beri yapılan ve bir doğa sporu olarak kabul edilen Atmacacılık; dağcılık sporu olduğu kadar, ananelerimiz gereği Laz kültürünün en güzel örneklerinden biridir. Tepedeki usta bir atmacacının göğün bir arşınında mermi hızında uçan ve çıplak gözle bakıldığında nokta kadar gözüken bu vahşi kuşu bir dizi maharetlerle yere indirip yakalaması, insan zekâsının nelere kadir olduğunun bir başka göstergesidir.
Üç türü ve yirmi kadar çeşidi olan atmaca bu yıl oldukça bereketli. Arhavi’nin en usta atmacacılarından biri olan Saatçi Reşat SÖNMEZ (Çaça) bu yıl atmacanın gayet bol olduğunu, günde ortalama 3–4 bin atmacanın tepelerimizden geçtiğini belirtti.

Çeşitleri bakımından incelendiğinde ayrı-ayrı güzelliklere sahip olan bu atmacalar, sahipleri tarafından eğitilip, ava hazır duruma getirilir. İlçemizin önemli mekânlarının önünde hazırlanan tüneklere oturtulan atmacalar meraklıları tarafından gün boyu bir sanat galerisi işlevinde izlenilir. Bu mekânların başında: Bayraktar Eczanesi, Aydınlıoğlu Ticaret, Çaça’nın Yeri ve Emiroğlu Kıraathanesini sayabiliriz.

İlçemizin en eski atmacacılarından biri olan Ali EMİROĞLU, “ Bu yıl inşallah atmaca kadar bıldırcın da bol olur. Böylece ata sporumuz atmacacılığın temel prensibi olan kuşu, kuşa avlatarak geleneğimizi sürdürürüz.” dedi.

Haber: Tuncay Tolga ÖZÇAKMAK – ArhaviSitesi Yayın Grubu
|