Ramazan çıkışını bitirdi, hızla inişe geçti. Daha dün “Hoş geldin Ramazan” demiştik. İlk iftarı açınca “bitmeyecek” diyenlerin inadına bitmeye başladı. Aslında bitince çok özleyeceğiz Ramazan’ı Açlığı ve susuzluğunu değil, rahmetini ve bereketini özleyeceğiz. Fırınların kapısında koşuşturmaları, sıcak pide almak için bekleyenleri... İftar sofrasında iken balkondan “ezan okundu” diyerek koşan çocuklarımızın heyecanını. Kuruyan dil ve dudakların özlediği suyun serinliğini. Aç karnına içtiğimiz o tadına doyulmaz çorbaların kokusunu… Sair günlerde barışık olmadığım soframızın misafiri pilav ve tatlıların bitişini… Yetmeyecek diye düşündüğümüz yemeklerin sofrada kaldığını... İftar sofrasını paylaştığımız akrabalarımızın ve komşularımızın sohbetini… İftardan sonra çay ocaklarında toplanan oruçluların yudumladıkları çayları... Saat geldiğinde teravih namazı kılmak için camileri dolduran genç ve yaşlıları… Davul sesini, sahur bereketini ve sabah ezanını... Bunlar hep Ramazan ayına mahsus güzellikler... Bunları ancak yaşayanlar bilir. Ramazanı açlık ve susuzluk olarak görüp oruç tutmayanlar bu zevki tadamazlar. Oruç çok farklı bir ibadet şeklidir. Bedenin bir günlük aç kalmasının zararı yoktur. (hastalıklar hariç) Bunun aksine birçok faydalarının olduğunu tıp bilimi de söylüyor. Geriye dönüp baktığımızda oruç tutanlar ile tutmayanların arasında ne fark kalmıştır? Onlar yiyip içtiler, bizler ise akşam ve sahurda yedik içtik. Aç kalarak zayıflayanlar olduğu gibi hamur işini fazla kaçıranlar ise kilo aldılar. Yani Ramazan ayında bedensel fonksiyonlarımızda özel bir değişiklik olmadı. Ramazan ayında tutulan oruçlardan elde edilen sevaplar kat kat oldu. Allah “Ramazan benim ayım” diyor. Sevap ve ibadet cihetiyle... Yoksa her ay Allah’ın ayıdır. Bu ayda sadece bedene açlık ve susuzluk çektirmekle ibadet yapıldıysa yazık ettik. Rahmet meleklerinin yeryüzüne indiği bu ayda tüm bedenimiz ibadete doymalıdır. Bir dahaki Ramazanlara ulaşmak için elimizde senet yok ki. Tüm ülkemizde Ramazan ayı ile birlikte çok güzel etkinlikler düzenleniyor. Sokak ortalarında ve çadırlarda iftar açanlar. Bu ayın hürmetine camileri, türbeleri ve mezarları ziyaret edenler... Adeta Ülkemizde Rahmet ve bereket sağanağı yaşıyoruz. Ne mutlu nefsine hâkim olarak bu ayı Allah’ın istediği şekilde tamamlayanlara. Bir dahaki Ramazanlara sağlık ve huzur içinde kavuşmak dileğiyle...
|