Sitene Ekle | Arsiv | Iletisim | Anasayfam Yap | Sık Kullanilanlara Ekle
07 Ocak 2009 Çarşamba
Gazeteler

Genel Editör
Orkun GÖKSEL
biz haber veriyoruz!
Yazarlarımız
Sabri ASLIŞEN
Kim Kime Çanak Tutuyor
Bora Haberal
Göz yaşı göstermeden ağlayacaksın
Necmettin YARICI
20 Ay Önce Birşey Söylenmişti
Birol AKSU
Elektrik Direği
Abdullah UZUN
Rizespor, Pazarspor ve medya
Ahmet SARAL
EMPATİ KAMPANYASI
Muhammet ŞEREMET
KIRLANGIÇ
MEDYALOG
GAZETELERİN BULMACA MERAKI
Raşit ÖZDEMİR
Kişisel Gelişim 2
Yazara Ait Tüm Yazılar
  Abdullah UZUN

          
         NEREYE GÖÇ EDİYORUZ?

    İnsan, hayatta bir göç yaşar. Ruhlar aleminden başlayıp, anne karnına, oradan dünyaya, oradan kabre, kabirden haşre, haşirden ahirete ve ebedi aleme doğru akıp giden bir serüven yaşar.


   Bu geçişler sanıldığı gibi kolay değildir. İnan, ruhlar aleminden sonra anne karnına misafir oluyor. Burada bir müddet kalıyor. Kaldığı sürece zorlu bir serüven yaşıyor.


   Oradan dünyaya gelir. Burası da kolay değildir. Sonrasında ölüm ve beraberinde kabir hayatı, kolay geçişler değildir bütün bunlar. Haşir, daha bir çetin. Zerrelerle hesapların yapıldığı  zorlu alem.


   Bu yolculuk herkes için işlemektedir. Belirleyici olan ise, dünyada geçen zamandır. Çünkü ahiret, dünyaya göre şekillenmektedir.


   Bu ciddi göçler insanı etkilediği gibi, bir ev, bir mahalle, bir işyerinde oda değişikliği, bir sokak ötesine taşınmak bile, insanı ciddi bir şekilde etkilemektedir.


   Değişime alışmak, kolay değildir. Zaman gerekmektedir.


   İnsan değişime göçlerle kendisini hazırlamalıdır.


   En zoru da, hazırlıksız yakalanılan göçlerdir.


   Göçler, hazırlık istiyor.


   Ölmeden evvel,  ölmekle geçiyor.


   Şimdi size bir soru sorsam “ Bu akşam ölmeye hazır mısınız?” “nereden çıktı u da”? diyerek benzi solar insanın,


   Demek ki; kimsenin ölmeye hazır olmadığı apaçık. Hesaplar hep yarınlar için. “Bu gün tamam, ben hazırım” diyen yok.


   İnsanlar bırakın dünya değiştirmeyi, adres değişikliğine bile hazır değiller. Kimse rahatını bozmak istemiyor. Özellikle de, daha çok mala, imkana, varlığa, makama sahip olanlar daha çok tepki veriyorlar.


   Yani kurulu düzenini kimse bozmak istemiyor. Ama dünya çok öyle uzun ömürlü yerleşimlere pek de müsait olmadığı gibi izin de vermiyor.


   Hasılı kimse göçe hazır değil; ama herkes de göçüyor.


   Peki bunca apaçık olan bir gerçek, nasıl göz ardı ediliyor?


   İnsan neden ölümü üzerine almak istemiyor?


   Hiç kimse, ya yarın odayı değiştirirsek diye bir hazırlık içerisine değil.


   Resmi dairelerde, makam odaları öyle ihtişamlı, öyle süslü ki,


   Bu, apaçık gitmek istememenin, dünyaya, dünyalıklara alışmanın bir yansıması.


   Evlerde, işyerlerinde, çiçekler, süsler, tablolar, eşyalar yerleşmenin derecesini gösteriyor.


   Bu yerleşme değil aslında, adeta kene gibi yapışmadır.


   Oysa bütün makamlar terk edilmeye mahküm.
   Bu gün sahip olunanlar bizi terk etmeden, bizim onları terkimiz gerekiyor. Buna alıştırmamız gerekir kendimizi.


   Yolunuz büyük kentlere düştüğünde, kalabalık fakat, sakin  bulunan mezarlıkların yanından geçiyorsunuz. Ve , düşünüyorsunuz. Şehrin yüzlerce kez buraya boşaldığını.


   Niceleri gelmiş, gitmiş. Mezar taşlarındaki yazılar dertlerin ortaklığını gösteriyor. Hatta bazı mezar taşlarında, merhumun ne iş yaptığı dahi belirtilmiş. Bir zaman zincirlikuyu mezarlığına gittiğimde şu yazı dikkatimi çekmişti.  ‘O Tuğ generaldi’, Merhum ‘ belediye başkanıydı’ demek ki, bu mekanda her makamda insan yatıyordu. Buraya girişte makam gözeltilmiyor. Bütün makam sahipleri için ortak adres burasıymış.


   Hayır ile anılan, iyi işler yapan, yüksek mertebelerde çalışan ehil kişilerle, şerler yapan, kötülükleri iş edinen, alçak seviyede yaşayanların son durağı işte burasıdır. Mazlum da zalimde bu kapıdan giriyor.


   Buradan geçmeyen, buradan göçmeyen yok. Ya hazırlık, işte dert de bu.


   Unvanları olanlar, varlık- yokluk hepsi dünyaya mahsus gereçler.


   Kabrin öbür tarafına geçmeyen varlık, kabrin öbür tarafına geçmeyen yetki- etki içinde fanilik taşıyor.


   Şu an yapılan bütün işlerin dünkü ustaları, şimdi mezarlık sakinleri. Hem de işleri yarım bırakıp girmişler.


   Bütün gidişler ansızındır, anidendir; bu hazırlık olmadığındandır.


   Giderken hesaplar hep yarım kalıyor. Onun için işini bitirip giden yok. Hepsinin yarın yapacak işleri vardı. Anlaşılan dünyada iş bitirmek diye bir şey yok. Dünyevi işler de uhrevi işlerde bitmeyecek. Sadece ikisi de ölçülü şekilde yaşanacak.


   Mezarlıklar, iş bitmiş değil, işi yarım kalmış insanlarla dolu.


   Göç, kesin. İhmali olmayan bir göç. Ama insan da bir o kadar gafil.


   Hazırlıksız göç olur mu?


   Anlaşılan kimse ölüme hazır değildi. Oysa “ ölmeden evvel ölmek, dünya seni terk etmeden evvel, sen onu terk et” hakikatleri insanlar içindi.


   Dünya ve dünyalıklara bağlanmamız arttıkça, ayrılmanın düşüncesi bile zor geliyor. İnsan dünyaya tamamen, etkisiz, kusursuz, noksansız yerleşmek istiyor. Ama bu da mümkün değil. İhtiyaçlar bitmeyeceği gibi, kovalamaca da bitmeyecek. Ta ki ölüm kapıyı çalıncaya kadar.


   İnsan, fıtraten ebed istediği için, ölmek istemiyor. İstemediği için de, hazırlık yapma gereğini göz ardı ediyor.


   Oysa insan, ölümü hesaba katmak zorundadır; yoksa o, onu zaten hesaba katıyor.  

2008-10-14 Bu yazı  1463  kere okundu
Son Yazıları:

Rizespor, Pazarspor ve medya
Pazar ilçesi ve turizm
Nereye göç ediyoruz?
Daha dün başlamıştı
Pazarspor yeni sezonda neler yapar?
Zamanla yarış devam ediyor.
Misafir
Hastahane Koridorları
YORUMLAR
KENDİ ELKTRİĞİNİ KENDİN ÜRET
Memoğlu’da Rize’nin Ardeşen ilçesinde hizmet veren Osmanlı Alabalık Tesisine elektrik santrali kurmak için kolları sıvadı.
70 ÜRETİCİYE KİVİ FİDANI
Rize’nin Ardeşen ilçesinde Kaymakamlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (SYDV) tarafından hazırlanan proje kapsamında 70 çiftçiye kivi fidanı ve
Son İçerikler
En Çok Okunanlar

Bugün

1

Bu Hafta


Warning: mysql_fetch_array(): supplied argument is not a valid MySQL result resource in /home/haberyes/public_html/icerikson.php on line 113
Türkiyey yi 2009 yılında Eurovision da temsil edecek HADİSE nin şarkısı büy
1HADİSE EUROVİSİON 2009 (VİDEO)

Bu Ay


Warning: mysql_fetch_array(): supplied argument is not a valid MySQL result resource in /home/haberyes/public_html/icerikson.php on line 175
Özcan Alper in yönetmenliğini yaptığı “Sonbahar” isimli film, 9. Uluslarara
1SONBAHAR FİLMİNİN FRAGMANI
ANKET
HANGİ TAKIM ŞAMPİYON OLUR
BEŞİKTAŞ
FENERBAHÇE
GALATASARAY
SİVASSPOR
TRABZONSPOR
Sonuçlar
Son İçerikler
En Çok Yorumlananlar

Bugün

1

Bu Hafta


Warning: mysql_fetch_array(): supplied argument is not a valid MySQL result resource in /home/haberyes/public_html/icerikson_yorumlanan.php on line 113
Rize nin Ardeşen ilçesi Ak Parti Belediye Başkan Adayı Mümtaz Sinan aday ad
1AK PARTİ DE BİRLİK MESAJİ

Bu Ay


Warning: mysql_fetch_array(): supplied argument is not a valid MySQL result resource in /home/haberyes/public_html/icerikson_yorumlanan.php on line 175
Milliyetçi Hareket Parti Ardeşen ilçe teşkilatı olarak bayramın 3.gününde p
1MHP ARDEŞEN BLD.BAŞKAN ADAYI
www.haberyesil.com Tüm Hakları Saklıdır 2008