“göz yaşı göstermeden ağlayacaksın”, o resme
Bu gün eski bir fotoğraf gördüm.
Ömrümün resmi,
Eski dostlarımın resmi,
Yaşayanların ve ölenlerin resimleri
Bir zaman genç olduğumuzun resimleri
Bir zamanlar dostlarımızın genç olduklarının resimleri
Bir zamanlar dostlarımızın ölmedikleri resimler
Mücadelenin,kavganın,yoldaşlığın keyfinin çıkarıldığı resimler
Artık, eski olan resimler
Artık, genç olmadığımızın kanıtı olan resimler
Sanal ortamlardan gönlümüze sızan resimler
Ne çok dostlarımız oldu
Ne çok dostlarımız öldü
Ne çok anılarımız oldu bizi bir yapan
Ne çok acılarımız oldu bizi biz yapan
Ne çok sevinçlerimiz oldu bizi biz yapan
Gittikçe azalıyoruz bizi biz yapan ortak paylaşımlarımızdan
Gittikçe ne kadar çok yazılıyor eski resimlerimizin altına
O bir “rahmetli”
tek bir şey var “o bir….” den,
Geri dönüşü olmayan “o bir rahmetli”
Eski bir resimde “öldürülen “ceylan” ağbimize bakarken
O gece duyduğum Kurşun sesleri kulaklarımda yansıyor
Unutulmuyor
Hiçbir şey
Ne sesler
Ne yüzler
Ne anılar
Ne vurulan arkadaşlarımızın yürekleri dağlanırken
Aynı anda bizimde dağlanan ve
Hiç kapanmayan yürek yaralarımız
Ah yaralar,
Kaybetme yaraları,
dövüşenlerin düşerken çıkardıkları
Sesler,
Ömrümüzün sesleri
Unutamayacağımız sesler,
Resimler
Bizi bize hatırlatan resimler,
En üzüntü verici olanda,
O resmin içinde yer alamamak
Anıların yaşanmışlıkların içinde olmak
Ama o resmin içinde çerçevesinde olmamak,
Bir daha da olamamak
ve
“göz yaşı göstermeden ağlayacaksın”
O resme.