Sitene Ekle | Arsiv | Iletisim | Anasayfam Yap | Sık Kullanilanlara Ekle
07 Ocak 2009 Çarşamba
Gazeteler

Genel Editör
Orkun GÖKSEL
biz haber veriyoruz!
Yazarlarımız
Sabri ASLIŞEN
Kim Kime Çanak Tutuyor
Bora Haberal
Göz yaşı göstermeden ağlayacaksın
Necmettin YARICI
20 Ay Önce Birşey Söylenmişti
Birol AKSU
Elektrik Direği
Abdullah UZUN
Rizespor, Pazarspor ve medya
Ahmet SARAL
EMPATİ KAMPANYASI
Muhammet ŞEREMET
KIRLANGIÇ
MEDYALOG
GAZETELERİN BULMACA MERAKI
Raşit ÖZDEMİR
Kişisel Gelişim 2
Yazara Ait Tüm Yazılar
  MEDYALOG

          
         TV’LER KEMAL SUNALI NE ZAMAN RAHAT BIRAKACAK?

Türk sinemasına damgasını vuran gerçek anlamdaki sanatçılardan Kemal Sunal’ın aramızdan ayrılmasından tam 8 yıl geçti.


1972 yılında Ertem Eğilmezin yönettiği ve başrollerinde Tarık Akan, Filiz Akın, Zeki Alaysa, Hulusi Kentmen gibi ustaların oynadığı “Tatlı Dillim” adlı filmle sinemaya başlayan Sunalın son filmi ise 1999 yılında gösterime giren ve başrollerini Metin Akpınar’la paylaştığı “Propaganda” filmi olmuştur.


Kemal Sunal 82 filmde rol almıştır ve bu filmlerin büyük çoğunda da başrol oynamıştır. Kemal Sunalı Kemal Sunal yapan ise hiç şüphesiz “Şaban” tiplemesidir. Şaban karakteri ile onlarca film çeviren Sunal, Türk insanının kalbinde haklı bir yer edinmiştir.


Peki, Türk sinemasına bunca yıl emek veren Kemal Sunal bunun karşılığını alabildi mi?


Maalesef alamadı


Maalesef diyorum çünkü eski dönemlerde yani filmin çekildiği tarihlerde ekonominin halini anlatmaya gerek yok. Anca geçinmek mümkündü.(bazıları hariç).


TV’lerde filmleri reyting patlaması yaptı. Ama o yine tek kuruş alamadı. Bunda en büyük etken telif yasasındaki eksikliklerdi.


Benim sözüm özel TV’lere. 90lı yıllarda Show TV de yayınlanmaya başlayan Sunalın filmleri bugün ulusal kanallardan bölgesel kanalara hatta yerel kanallarda bile yayınlanmaya devam ediyor.


Televizyonlarda hemen hemen her gün Kemal Sunalın filmi var desek yalan demiş olmayız. 82 filmi olan Sunalın filmleri 18 yıllık TV dünyamızda aralıksız yayınlanıyor. Reyting listesine bakıyoruz yine en çok izlenenler arasında.


Kemal Sunal filmlerinin kaymağını yiyen büyük kanallar artık filmlerini çok ender yayınlıyor. Şimdilerde ise özellikle Fox TV, Kanal 7, Samanyolu gibi TV’lerde Sunal’ın filmlerinden geçilmiyor.


Ne zaman maç olsa rakip kanallar karşısına hemen Sunalın filmini yayınlıyor. Geçmişten beri bu böyle. Ee onlarda ne yapsın dengeyi anca onla sağlıyorlar. İnanırmısınız aynı anda 4 farklı kanalda aynı saat dilimi içinde ayrı ayrı filmlerinin yayınlandığına bile şahit olduk.


Artık yeter. Kemal Sunalı sömürmeye bir son verin artık. Ona yaşarken saygı göstermediniz bari ölüsüne saygı gösterin. Her gün televizyonlarınızda filmlerini yayınlamayı bırakın. Yüzünü bu kadar eskitmeyin. O Filmleri sürekli yayınlayarak onun emeğine çok büyük saygısızlık yapıyorsunuz.


Benim ricam şu


Herhangi bir TV patronu, yapımcılar veya bu konudaki yetkili kişiler Kemal Sunal’ın filmlerinin yayın hakkını satın alsınlar. Öyle bir şart koysunlar ki kimse yayınlamasın. Aradan bir 5 yıl geçsin ondan sonra bir TV ile anlaşılsın ayda en fazla 2–3 kez yayınlansın. Ama sadece 1 tek kanalda.


Bakın o zaman daha iyi olmuyor mu


Not: Kemal Sunal ile bugün ki sözde komedyenlerin karşılaştırmasını bir başka yazımda ele alacağım.


 


Osman Yağmurdereliye Veda


Türk sanat dünyasından bir yıldız daha kaydı. Karadenizli hemşerimiz Osman Yağmurdereli kansere yenik düştü ve aramızdan ayrıldı. Onu ilk olarak “Bir Birilerine” şarkısıyla tanıdık. Ekranlarda bir dönem tiryakilik yaratan “İz Peşinde” adlı dizide “Komiser Esat” ve “Bizim Mahalle” dizisinde “Osman” karakteri ile iyice tanındı.


Daha sonra kurmuş olduğu Yağmur Ajansla dizi sektörüne damgasını vuran Yağmurdereli birçok kişiyi de sanat dünyasına kazandırdı.


2007 yılında siyasete de soyunan Yağmurdereli Ak Partiden İstanbul milletvekili olmuştu.


Aslında siyaset ona göre değildi. Birçok söylemi tartışılmasına neden olmuştu. Özelliklede Piyanist sanatçısı Fazıl Say ile “Genç Bakış” programındaki diyalogu.


Medyalog olarak Karadenizli sanatçı hemşerimiz Osman Yağmurdereli’ye Allahtan rahmet ailesine, sevenlerine ve sanat camiasına başsağlığı diliyoruz.


 


Medya Kuruluşlarını Tanıyalım


 


“Milliyet”


 


Kuruluş yılları


Kurucusu Ali Naci Karacan olan Milliyet gazetesinin ilk sayısı 3 Mayıs 1950 tarihinde yayımlandı. Gazetenin ilk yazarları arasında Refik Halid, Bedii Faik, İsmail Hami, Ulunay bulunuyordu. Abdi İpekçi 1954 te yazı işleri müdürü olunca Milliyet gazetesi Türkiye nin en etkili siyasi gazetelerinden biri haline geldi. Peyami Safa, Reşat Ekrem, Çetin Altan gibi yazarlar da Milliyet’te yazmaya başladı.


Milliyet kurulduğunda önce zamanın Demokrat Parti sini destekliyordu, giderek sola kaydı. Tirajı 20 binlerden, 100 binlere çıktı. Batı tarzı gazetecilik, Abdi İpekçi nin dengeli başyazıları, haftalık röportajları, Ali Gevgilili nin entelektüel yazıları ve açıkoturumları Milliyet i Babıâli de saygın bir gazete durumuna getirdi. 1960 larda yazı kadrosunda Burhan Felek, Talat Halman, Refik Erduran, Bülent Ecevit, Kemal Bisalman, İsmail Cem, Metin Toker, Hasan Pulur, Sami Kohen, Ümit Deniz, Bedri Koraman, Mümtaz Soysal, Örsan Öymen, Yılmaz Çetiner yer alıyordu.


Abdi İpekçi cinayeti


1970 lerde gazete sosyal demokrat bir çizgiye oturdu ve tirajı 200 binlere çıktı. CHP ye yakın görünmesine rağmen başta AP olmak üzere sağa da yer veriyordu. 1970 lerin terör ortamında gazetenin başyazarı ve yönetmeni Abdi İpekçi siyasi amaçlı bir suikasta hedef oldu. 1 Şubat 1979 da, İstanbul Nişantaşı nda bugün adını taşıyan caddede otomobilinin içinde silahlı bir saldırıya uğrayarak öldürüldü. Suikasttan sorumlu olduğu belirlenen Mehmet Ali Ağca 25 Haziran 1979 da yakalandı. Ancak 23 Kasım 1979 da tutuklu bulunduğu askeri cezaevinden kaçan Ağca 13 Mayıs 1981 da Papa II. Jean Paul e karşı yaptığı suikast girişimiyle kendisini ve Milliyet gazetesini dünya gündemine soktu. Abdi İpekçi suikastı Türkiye yi 12 Eylül Darbesine götüren önemli şiddet eylemlerinden biri olarak anılmaktadır.


12 Eylül darbesi sonrası


1980 li yıllarda Ercüment Karacan gazeteyi Aydın Doğan a sattı. Milliyet, 12 Eylül askeri darbesinden sonra zor günler yaşadı. Başyazarlığı bir süre Ali Gevgilili yaptı, bir süre de Mehmet Barlas aynı görevi üstlendi. Çok sık genel yayın yönetmeni değiştiren Milliyet okuyucu kaybetti, çizgisi belirsizleşti. Ancak, promosyon savaşları döneminde, ansiklopedi ve karton oyuncaklarla tekrar tiraj ve gelir artışı sağladı. Eş zamanlı olarak yapılan halka arz ile Milliyet büyük bir gelir elde etti ve güçlenme olanağı buldu


Günümüzde Milliyet Milliyet, Sedat Ergin in 2005 yılında genel yayın yönetmenliği görevini üstlenmesinden sonra ortanın solunda yer alan siyasi çizgisini tekrar sabitleştirdi. İktidara muhalif diye nitelenebilecek haberler yayımlamaya başladı.


Günümüzde Milliyet


Sedat Ergin genç yazarları öne çıkardı ve Milliyet i hem okur, hem de fikir olarak gençleştirme çabasına girdi.


Günümüzdeki Milliyet in kadrosu Hasan Pulur, Hasan Cemal, Sami Kohen, Güneri Cıvaoğlu ve Çetin Altan gibi köşe yazarlarını içermektedir. Ayrıca Türkiye deki siyasi gelişmeleri, gerekirse, içinde çıktığı milliyetçi - muhafazakar kökeni de eleştirerek, bir sosyolog perspektifi ile değerlendiren Taha Akyol, Milliyet in sağda nitelenebilecek tek yazarıdır. Akyol yazıları ile Milliyet in düşünsel zenginliğine sağdan katkı sağlamaktadır.


Gençlere seslenen Can Dündar, ekonomiyi sokaktaki adama anlatmayı hedefleyen yazılarıyla Güngör Uras, ekonomiye daha akademik bakan Hurşit Güneş, siyasî hiciv yazarı Melih Aşık, politika yazarı Fikret Bila, toplumsal gözlem ve eleştirileriyle Metin Münir, eğitim dünyasına ilişkin yazılarıyla Abbas Güçlü, ombudsman (Okur temsilcisi) Derya Sazak, Meral Tamer, Ece Temelkuran Milliyet in yazarları arasındadır.


Meyhane baskısı adı verilen akşam baskısı, 1990 lı yıllarda kaldırılıncaya kadar gazetenin son sayfası spora ayrılıyordu. Bugünkü Milliyet spordaki öncülüğünü kaybetmiş olmakla birlikte genç futbol yazarlarına verdiği destek ile dikkat çekmektedir. Miliiyet gazetesi DPC tesislerinde, diğer Doğan Yayın Holding gazeteleriyle birlikte basılmaktadır. Her ayın son haftası Kitap Eki verir. Haftasonları iki-üç ek yayınlar.


Benim Milliyette en çok sevdiğim eklerin başında “televizyon” ilavesi geliyor. Cumartesi gazeteyle ücretsiz verilen ilavede televizyon dünyasındaki son gelişmeleri ve haftalık yayın akışını bulabilirsiniz.


Günümüzde Milliyetin trajı ortalama 200 ile 250 bin arasında değişiyor. Oysa milliyetin geçmişine baktığımızda çok daha fazla trajı hak ediyor. Ama maalesef rakamlar öyle demiyor. Bunda etken yayın politikasımı yoksa ekonomik şartlarmı bunu okuyucularımıza bırakıyorum.

2008-08-04 Bu yazı  336  kere okundu
Son Yazıları:

GAZETELERİN BULMACA MERAKI
MEDYA EKONOMİK ÇIKIŞ ARAYIŞINDA
KRİZ’İN MEDYAYA ETKİSİ
MAGAZİN MEDYASI
SPOR MEDYASI
MEDYADA HERKESİN AÇIĞI VAR
MEDYA SAVAŞLARI BİTMEZ
SABAH GAZETESİNDE DEĞİŞİM BAŞLIYOR
VARMISIN YOKMUSUN TABİ YERSEN
DİZİ-KOLİK OLDUK
YORUMLAR
KENDİ ELKTRİĞİNİ KENDİN ÜRET
Memoğlu’da Rize’nin Ardeşen ilçesinde hizmet veren Osmanlı Alabalık Tesisine elektrik santrali kurmak için kolları sıvadı.
70 ÜRETİCİYE KİVİ FİDANI
Rize’nin Ardeşen ilçesinde Kaymakamlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (SYDV) tarafından hazırlanan proje kapsamında 70 çiftçiye kivi fidanı ve
Son İçerikler
ANKET
HANGİ TAKIM ŞAMPİYON OLUR
BEŞİKTAŞ
FENERBAHÇE
GALATASARAY
SİVASSPOR
TRABZONSPOR
Sonuçlar
Son İçerikler
www.haberyesil.com Tüm Hakları Saklıdır 2008