Aslında spor medyasınında diğer medya ile işlevi açısından bir iki ufak konular dışında ile hiç mi hiç farkı yok.
Spor medyası içinde bulunanlarında çoğu eş-dost akraba ilişkileri içinde yerlerini almışlardır. Konuya uzaktan yakından alakası olmayan kişiler kapağı spor medyasına atmışlardır. Malum herkes futboldan anlar. Futboldan diyorum Çünkü Türkiye’de spor denilince varsa yoksa futbol gelir. Gerisi hikâye.
Yıllardır olimpiyatlarda adeta rezil oluruz ama yinede aklı başımıza gelmez. Varsa yoksa futbol.
Çünkü futbol sayesinde anca bu ülkedeki insanları meşgul edebilirsiniz.
Spor medyasında herkes en iyi yere kapak atmak içinde inanılmaz rekabet yaşarlar. Bu rekabet ne yazık ki bazen belden aşağı konulara dahi girer.
Bazense “bak ben diğer gruba geçiyorum ha” diyerek kendi grubuna koz olarak kullananlarda oluyor.
Birde futboldan gelen yazarlar var. Öyle herkesi spor yazarı etmiyorlar. Futbolcu döneminde medyatik biriysen senden yazar olur ama beyefendi ise adam gibi adam isen hiçte bir şey olamazsın. Bırak gazetede köşe vermeyi seni 1 kez olsun haber bile etmezler.
Spor medyasında bulunan yazarların çoğunun yaptığını özetleyeyim size.
Öncelikle her maça gitmezler TV den izlemeyi yeğlerler. Sıkılınca da yazıları başkalarına yazdırırlar.
Takımların Avrupa kupaları maçında özellikle davet beklerler Avrupa’yı dolaşıp yazılarında bide hava atarlar.
Milli takımın kupa şampiyonalarında bir ay boyunca o ülkede gel keyfim gel yaparlar. Antrenmana gitmezler sadece maç giderler. Aralarında maçı yine TVden izleyenler bile oluyor. Bide utanmadan maçla ilgili yazı yazarlar.
TV programları için en iyi kanalların en iyi spor programlarında yorumculuk yapmak isterler. Tabi arada sırada farklı programlarda özel konuk diye çağrılmaları gerekiyor
Gündüz lüks lokantalarda gecede 1.sınıf restoranlarda yiyecekler içecekler.
İnanın çoğunu hayatı bu.
Peki, esas emeği verenler ise ne oluyor. Onlar ise her zaman olduğu gibi sömürülüyor.
İyi olanlar yokmu tabiî ki var. Bugün futboldan gelenlerden Rıdvan buna en güzel örnek diyebiliriz. Yazar olarak ta gerçekten çok kaliteli isimler mevcut. Onları bulmak çok zor değil. Çoğunu ekranda çok az görürüsünüz. Çünkü çıkarmazlar. En iyisi siz onları gazetelerinde okuyun.
Sabah Gazetesindeki Değişime Ne Oldu
Önceki yazılarımın birinde eylül ayı içinde Sabah gazetesinde değişim olacağını duyurmuştuk. Fakat değişim olmadı bunun nedeni gazete içinde durmak bilmeyen fırtınadır. Gazete TMSF dönemime geçtikten beri bir türlü dikiş tutmuyor. Çalık grubu aldı. Toparlanır dedik. Değişen bir şey olmadı. Gazete içinde sular durulmuyor. Bir şeyler yapmaya kalkınca her kafadan bir ses çıkıyor.
Yani bu gidişle Sabahtaki değişim için uzun süre beklenecek gibi.
Medya Haber Hattı
- Sabah gazetesi spor yazarı Kazım Kanat tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.
- Cine 5 grubu Erol Aksoy’dan yeniden TMSF ‘ye geçti.
- Televizyon Yayıncıları Derneği (TVYD) ile müzik meslek birlikleri arasında, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın da katılımıyla "Telif Hakları Sözleşmesi" imzalandı.
- Ciner grubunun yeni çıkaracağı gazetenin ekonomi servisinin başına Sabah gazetesi ekonomi müdürü Cüneyt Toros getirildi. Spor müdürü ise Milliyet yazarı Halil Özer oldu.
- Gazeteci Tuncay Özkan Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alındı.
- Bugün gazetesi genel yayın yönetmenliğine Erhan Başyurt getirildi.
Okuyucuya Net
Mübarek ramazan bayramınız en içten dileklerimle kutlar. Ailenizle ve sevdiklerinizle nice sağlıklı ve huzurlu bayramlar dilerim. |