Karadeniz Çevre Derneği (KAÇED) Başkanı Yaşar Yeğen, yaşanan su kıtlığında doğal felaketlerin ve sanayi kaynaklı kirliliğin yanı sıra suyun kötü idaresi ve yönetim hatalarının payının da önemli olduğunu söyledi.
Yeğen, yaptığı açıklamada, suyun insan hayatı için en önemli unsur ve sanılanın aksine sınırlı bir kaynak olduğunu belirtti. Su kaynaklarının etkin kullanımının önündeki en önemli sorunlardan birinin, halen kaynakların etkin ve sürdürülebilir kullanımının sağlanamaması olduğunu ifade eden Yeğen, şöyle devam etti: Akarsu ve yer altı su kaynaklarının çevre etkilerine hassaslığı, tarım, endüstri ve evsel kullanıcıların artan ihtiyaçları, su kaynakları yönetimini gittikçe karmaşık ve zor bir problem haline getirmektedir. Yaşanan su kıtlığında doğal felaketlerin ve sanayi kaynaklı kirliliğin yanı sıra suyun kötü idaresi ve yönetim hatalarının payı da önemlidir. Türkiye de su kaynaklarının sürdürülebilir yönetiminin uzun dönemli ekonomik kalkınmada önemli rol oynadığını vurgulayan Yeğen, Su kaynakları potansiyeli doğu yörelerinde ağırlıkta olmasına rağmen, ihtiyaçlar batı bölgelerinde yoğunlaşmaktadır. Gerek tarımda gerekse endüstride uygun olmayan kontrolsüz kullanımlar nedeniyle su kalitesi problemleri yaşanmaktadır. Ayrıca sulak alanlara gereken önemin verilmemesi ve insan etkisine açık olması nedeniyle geri dönülemez etkiler doğabilmektedir diye konuştu. - SU KULLANIMI İKİ KATINA ÇIKTI - Yeğen, dünya nüfusunun yüzde 44 ünü barındıran 80 ülkenin şimdiden su sıkıntısı çekmeye başladığını söyledi. Dünya genelinde su kullanımının, 1940-1980 yılları arasındaki su kullanımının iki katına çıktığına dikkati çeken Yeğen, Nüfusun hızla artmasına karşılık, su kaynaklarının sabit kalması nedeniyle su ihtiyacı her geçen gün artmaktadır. Dünyadaki mevcut suyun hacmi 141 milyar metre küptür. Bu miktar dünya yüzeyini 3 kilometre kalınlığında bir tabaka halinde sarabilecek büyüklüktedir dedi. Yeğen, mevcut suyun yüzde 98 inin okyanuslarda ve iç denizlerde bulunduğunu anımsatarak, şunları kaydetti: Fakat bu su tuzlu olduğu için içme suyu, sulama ve endüstriyel kullanıma uygun değildir. Dünyadaki suların, ancak yüzde 2.5 i tatlı sudur. Bunun da yüzde 87 si buzullarda, toprakta, atmosferde, yer altında bulunur ve kullanılamaz. İnsanoğlu, su ihtiyacını yüzeysel sular ve yer altı su kaynaklarından temin etmektedir. Tatlı suların en önemli kaynağının yağış olduğunu ifade eden Yeğen, küresel yıllık yağış miktarının 500 bin metre küp olduğunu ve değişmediğini ifade etti. - TÜRKİYE 2030 DA SU SIKINTISI ÇEKECEK - Dünyada kişi başına düşen kullanılabilir su miktarının ortalama 7 bin 600 metre küp olduğunu vurgulayan Yeğen, şöyle konuştu: Ülkemizde ise tatlı su kaynakları oldukça sınırlıdır ve ihtiyaca ancak cevap vermektedir. Türkiye nin kullanılabilir su potansiyeli 110 milyar metre küptür. Bunun yüzde 16 sı içme ve kullanmada, yüzde 72 si tarımsal sulamada, yüzde 12 si ise sanayide tüketilmektedir. Türkiye de yıllık ortalama bin 430 metre küp olan kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı, 2030 yılında nüfusu 80 milyona ulaşacak Türkiye de kişi başına bin 100 metre küpe düşecektir. Bu da Türkiye nin su sıkıntısı çeken ülke konumuna geleceğini göstermektedir. Veriler 2050 ya da 2100 yılında, Türkiye nin çok ciddi su kriziyle mücadele etmesinin kaçınılmaz olduğunu göstermektedir. Yeğen, Türkiye nin henüz su kıtlığı çeken ülkeler arasında yer almadığını, ancak hızlı nüfus artışı, kirlenme ve yıllık yağış ortalamasının dünya ortalamasından düşük olması nedeniyle gerekli tedbirlerin bir an önce alınması gerektiğini vurguladı |