Vali Esen yaptığı açıklamada; “Ülkemizde avcılık yolu ile üretilen balık miktarının %82 si Karadeniz’den elde edilmektedir. Bu oranın % 90’larını da Doğu Karadeniz bölgesinde yoğun olarak avcılığı yapılan Hamsi oluşturmaktadır. Son 20 yıllık veriler incelendiğinde Türkiye deniz balıkları üretiminin yarısından fazlası Hamsi avcılığından gelmektedir. Endüstriyel Balıkçılık ve Balık Unu Yağı Fabrikaları hemen hemen Hamsi avcılığına bağlıdır. Günümüzde gerek su kirliliği, gerekse bilinçsiz avcılık nedeni ile balık stoklarımızda azalma olduğu gözlemlenmiştir. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Hamsi stoklarına zarar vermeden avcılığın devam ettirilebilmesi amacı ile yayımlanmış olduğu 2/1 Numaralı Denizlerimizde ve İçsularımızda Ticari Amaçlı Avcılığı Düzenleyen Tebliğ ile Hamsi Avcılığına kota getirilmiştir. Avlanmış olan Hamsilerin karaya çıkarılmaları esnasında “Hamsi Nakil Belgesi” düzenlenmesi zorunlu kılınmış olup, İlimizde de hamsi avcılığının başlamasıyla bu uygulamaya geçilmiştir. Bu uygulama kapsamında, Merkezde Rize Limanı, Gündoğdu Beldesinde Söğütlü Balıkçı Barınağı, Çayeli İlçesinde Çayeli Limanı, Pazar İlçesinde Kirazlık Balıkçı Barınağı, Ardeşen İlçesinde Ardeşen Balıkçı Barınağı, Fındıklı İlçesinde Fındıklı Limanı, İyidere İlçesinde İyidere Balıkçı Barınağı olmak üzere toplam 7 adet Karaya Çıkış Noktası belirlenmiştir. Belirlenmiş olan bu karaya çıkış noktalarında yetkilendirilmiş olan Su Ürünleri Kooperatifleri ile Tarım İl ve İlçe Müdürlüklerindeki görevli teknik elemanları tarafından ilgili belgeler düzenlenecektir. Avcılığı yapılacak olan hamsilerin asgari boyunun 9 cm olması ve 12 kg’ı geçmeyecek şekilde kasalanmaları gerekmektedir. İlimizde yoğun olarak avcılığı yapılan diğer bir tür ise İstavrittir. İstavritte de bu sene hamside olduğu gibi kasalanma biçiminde 12 kg ‘lık kasalarda olacak şekilde bir düzenleme getirilmiş olup, asgari boyunun 13 cm olması gerekmektedir. İlimde avcılığı yapılan diğer balık türlerdeki asgari boy uzunluğunun Mezgitte ve Barbunyada 13 cm, Kalkanda 40 cm, Piside 20 cm, Palamutta 25 cm, Lüferde 14 cm, Kefallerde ise türlerine göre değişmekle birlikte 30-35 cm arasında olması gerekmektedir. İlimiz Balıkçılarının bahsi edilen bu hususlara dikkat ederek avcılık faaliyetlerini devam ettirmeleri stoklarımızın yıpranmadan gelecek nesillere aktarılabilmesini sağlayacağı gibi gerek ülke ekonomisi gerek balıkçıların kendi menfaatleri bundan olumlu yönde etkilenecektir. Balıkçılarımızın bu konuda duyarlı davranmaları gerekmektedir.” dedi.
|